fizikon@fizikon.com +90 0332 353 69 00 Çalışma Saatleri, Tüm Hafta: 08:00 - 19:00
Hastalıklar & Tedavi

Bel Fıtığı

Omurgamızı teşkil eden 33 omurdan 5’i bel kemiklerini oluşturur. Kemikler arasında yükü dağıtan ve hareketi sağlayan diskler vardır. Omurlar arası diskler, peltemsi kıvamdaki çekirdek ve çevresindeki sert elastik liflerden meydana gelir. Yaşlanma, fazla kilo, sigara, uzun süre hareketsiz kalma ve zorlanma gibi nedenlerle zamanla diskler yıpranır ve çeperi dayanıksız hale gelir. Yıpranmış diskin çeperi yırtılıp peltemsi kıvamdaki çekirdeğin bu yırtıklara girmesiyle bel fıtığı oluşur. Belde fıtık en çok, hareketin ve yüklenmenin daha çok olduğu alt seviyelerde yani L4-L5 ve L5-S1 disklerinde meydana gelir.

      


Dejenere diskin oluşturduğu çıkıntı, bacağa giden sinir kökünü sıkıştırırsa bel ve bacak ağrısı ortaya çıkar. Hasta, ağrının yanında bacaklarındaki uyuşma, karıncalanma, kuvvetsizlik ve incelmeden yakınabilir.

Bel fıtığı (lomber disk hernisi) olan hastaların çoğu 30-50 yaşları arasındadır. Ana yakınma bel ve bacak ağrısıdır. Hastalar çoğu kez, önceden beri var olan hafif bel ağrılarının, bir zorlama ile arttığını ve bacaklarına indiğini ifade ederler. Öksürme, hapşırma, ıkınma ve bel hareketleriyle ağrı artar. Birçok hasta dik durmakta zorluk çekerken, bir kısmı ise oturunca ağrısının daha çok arttığını ifade eder. 

Tanı koymada MR’dan yararlanılır. MR  görüntülerine göre bel fıtığı hafiften ağıra doğru taşma (bulging), protüzyon, ekstrüzyon ve sekestre disk şeklinde sınıflanır. Bel fıtığı belirtileri ve muayene bulguları ile MR görüntüleri arasında her zaman tam bir uyum olmayabilir. Hastanın birinde küçük bir fıtık dayanılmaz ağrı yaparken, başka bir hastada fıtık büyük olduğu halde pek az ağrı hissedilebilir.

Lomber disk hernilerinin tedavisi konservatif (ameliyatsız) ve cerrahi olmak üzere iki başlık altında toplanabilir. 

Olguların büyük kısmı konservatif tedaviye olumlu cevap verir. Hastaların %75-90’ında ve hatta üstünde iyileşme olduğu bildirilmiştir. Cerrahi tedavi için acele etmeyip önce konservatif tedaviye başlamak, hastayı yakından izlemek ve hastalığın seyrine ve tedavinin sonucuna göre karar vermek en akılcı yoldur. Yatak istirahati çok kısa (2-4 gün) tutulmalıdır. Kas gücünü artırmak için sırt ve karın kasları egzersizlerine başlanmalıdır. Hastadan ağır yük kaldırmaması, dik oturup dik durması ve yerden bir şey alırken çömelerek gövdesini dik tutması istenir. Tedaviye ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar eklenebilir. Ayakta dururken bel korsesi önerilebilir. Bu dönemde hasta fizik tedavi programına alınır. Hem akut hem kronik dönemde kuyruk sokumundan yapılan epidural ozon enjeksiyonuyla çarpıcı sonuçlar alınabilir. Ayrıca bel fıtığı tedavisinde kuru iğneleme, proloterapi ve ozonlanmış PRP ve CGF uygulanabilir. 

Konservatif tedaviye cevap alınamazsa cerrahi tedavi önerilir.